
Geleceğe Hazır
Avustralya'nın uçsuz bucaksız taşra yollarından, Avusturya'nın engebeli dağlarına, New York şehrinin gökdelenleri arasında kalan vadilere kadar G-Serisi, her türlü zorluğa meydan okuyor. Efsanevi arazi performansı, işlevselliği ön plana çıkaran minimalist tasarımı ve keskin hatlarıyla her ortamda kendini gösteriyor. "Kazanan takımdan vazgeçme" felsefesini benimseyen Mercedes-Benz, 45 yıldır bu prensipten ödün vermedi. Bu duruş, G-Serisi'ni dünya çapında bir tasarım ikonu haline getirdi; onu yollarda görmezden gelmek neredeyse imkânsız.

Dış görünümü yıllardır neredeyse hiç değişmeyen G-Serisi, 40 yılı aşkın süredir Avusturya Graz'da üretiliyor. 2018'de tanıtılan “Stronger Than Time.” sloganı, 2024'te de gücünü koruyor. Mercedes-Benz, dış tasarımındaki ufak dokunuşlarla zamansız cazibesini korurken, mühendislik ekibi G-Serisi’ni sürekli yenileyerek geleceğin teknolojileriyle donatıyor. Kısacası, G-Serisi sadece bugünün değil, geleceğin de vazgeçilmez klasiği olmaya devam ediyor.
EQ Teknolojisi
Tüm yeni araç modelleri, performansı artıran ve yakıt tüketimini azaltan hafif hibrit motorlarla elektrikli hale getirilmiştir. Bununla birlikte, yeni G 500 ve en büyük performans artışına sahip yeni G 450d’nin yanı sıra, Mercedes-AMG G 63 için yenilenmiş bir V8 biturbo motor kullanılmıştır. EQ teknolojisine sahip G 580, ailenin en yeni üyesi olarak sahneye çıkıyor ve yakında zorlu sürüş koşullarına meydan okumak için yollarda olacak. Sürücü, elektrikli G-Serisi’nde, meşhur motor sesini taklit eden ve G-ROAR teknolojisiyle bilinen özel olarak geliştirilmiş sesi araç kullanırken deneyimler.
Mercedes-Benz mühendislerinin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, karmaşık diferansiyel dişlisini elektrikli motor sistemine entegre etmek oldu. Ancak mühendisler bu sorunu mükemmel bir şekilde çözdüler: her biri bağımsız olarak kontrol edilebilen ve tekerleklere yakın konumlandırılan dört elektrik motoru ile donatılmış bir tahrik sistemi. Her motor, 108 kW’lık azami güç üreterek toplamda 432 kW (587 hp) güç çıkışı sağlıyor, bu da G-Serisi'ne benzersiz bir elektrikli araç deneyimi sunuyor. Elektrikli tahrik sistemi, muazzam bir çekiş gücünün yanı sıra kontrol kolaylığı da sağlıyor. Tamamen elektrikli yeni G-Serisi’nin diferansiyel kilitleri, mekanik kilitler yerine tork vektörleme yoluyla sanal kilitlerin kullanılmasını sağlıyor. Böylece tamamen değişken tahrik torkunun her bir tekerlek arasında dağıtılması mümkün oluyor. Sürücü, DYNAMIC SELECT özelliği sayesinde beş sürüş modu arasından seçim yapabiliyor. Direksiyon, amortisör ve gaz pedalı tepkileri, seçilen sürüş moduna göre otomatik olarak ayarlanıyor. Zorlu arazi koşulları için ise LOW RANGE vites küçültme özelliği devreye giriyor. Bu mod aktif hale getirildiğinde, ROCK ve TRAIL sürüş programları, off-road sürüşler için optimize edilmiş performans sunuyor. EQ teknolojisine sahip olsa da G-Serisi her zaman olduğu gibi tam kontrolü elinde tutmak isteyen sürücüler için vazgeçilmez olmaya devam ediyor. Özellikle INDIVIDUAL modunu seçen sürücüler, direksiyon, amortisör ve gaz tepkilerini tamamen kişisel tercihlerine göre ayarlayarak sürüş deneyimlerini özelleştirebiliyorlar.

G-Serisi ayrıca, MBUX ve gelişmiş donanım varyantlarıyla iç mekânda Mercedes-Benz konforunu eksiksiz bir şekilde sunmaktadır.

Arazi Aracı
Geliştirme sırasında dikkat edilen en önemli faktör, tamamen elektrikli yeni G-Serisi'nin sürüş özelliklerinin, hafif hibrit teknolojisine sahip yeni içten yanmalı motorlu modellerden hiçbir şekilde geri kalmaması gerektiğiydi. Tüm G-Serisi araçların nihai test pisti olarak kullanılan meşhur Schöckl pistine yolculuğun ardından test sürücülerinin izlenimi de tam bu yönde olmuştu. G-Serisi, %100’e kadar eğimli arazilerle başa çıkabilmesiyle tanınmaktadır. Peki, EQ teknolojisine sahip yeni G 580 nasıl bir tasarım ve geliştirmeye sahip? Yeni G-Serisi bir kez daha gerçek macera için çıtayı yükseltiyor. Elektrikli tahrik sistemleri ve öncü MBUX multimedya sistemiyle donatılan bu G-Serisi, arazide (off-road) kullanım için ideal donanımlara sahip. Ek konfor özellikleriyle desteklenen bu seri, başarı hikâyesini sürdürmek için gerekli tüm işlevsellikleri sunuyor. Mercedes-Benz Group AG Yönetim Kurulu üyesi ve Baş Teknoloji Sorumlusu Markus Schäfer: “Yeni G-Serisi, olağanüstü sürüş deneyimini benzersiz bir dijital deneyimle birleştiriyor.” diyor.
Kesin olarak bilinmesi gereken bir şey varsa, o da tamamen elektrikli G-Serisi’ni seçenlerin hiçbir şeyden ödün vermediğidir. Sağlam, gelişmiş teknolojiye sahip karbon-fiberden üretilmiş kompozit alt gövde koruma plakası, araç bataryasını darbelere karşı koruyor. Başka bir deyişle, gelişmiş teknolojiyle üretilen alt gövde koruma plakasının her noktası, bir şişe tabanı boyutundaki bir yüzeyde yoğunlaştırılmış dört G-Serisi aracın ağırlığına dayanacak kadar güçlüdür.
Mercedes-Benz, iç mekânda geleneksel konfor standartlarını yeni bir seviyeye taşıyor. Artırılmış gerçeklik teknolojisine sahip navigasyondan, arka koltukta isteğe bağlı olarak sunulan iki tamamen entegre 11,6" dokunmatik ekrana kadar, yolculuk sırasında mükemmel bir eğlence deneyimi sağlıyor. Bu yenilikler, Mercedes-Benz MBUX multimedya sisteminin yeni nesil tüm araç modellerinde tamamen entegre edilmesi sayesinde mümkün oldu. İsteğe bağlı olarak sunulan Burmester® 3D surround ses sistemi ve Dolby Atmos, sizi çevreleyen bir ses deneyimi sunarak araç içindeki ses sistemine yepyeni bir boyut kazandırıyor.
Güçlü Bir Efsane
Önceki nesline sadık kalmakla birlikte, tamamen elektrikli yeni G-Serisi’nin özellikleri, tıpkı yeni G 500 veya Mercedes-AMG G 63 serilerinde olduğu gibi, hayranların gözünden kaçmayacak. Yeni özelliklerden biri, G-Serisi’nin elektrikli bir araç modeli olduğunu zarif bir şekilde yansıtan, isteğe bağlı donanım olarak sunulan entegre ışık şeridi ve krom çerçeveli siyah panel radyatör ızgarasıdır. Sağlam kapı kolları da dahil olmak üzere bazı bileşenler değişmeden aynı kalmıştır. Kapı açılır açılmaz sürücüye sinyal veren bu yeni Mercedes-Benz efsanesi, geleceğe hazır olduğunu gösteriyor.